Çocukla gezilebilecek bir müze: Rahmi Koç Müzesi

Haftasonu bir aydır bozuk olan arabamıza nihayet kavuştuk; dolayısıyla dışarı çıkmak farz olmuştu! Hava da güzeldi, daha ne olsun? Rahmi Koç Müzesi Haliç’te, evimize çok yakın zaten ama hiç Denizle bu kadar rahat gezilebileceğini düşünmemiştim. Arabaların, trenlerin, uçakların bir bölümü dışarıda; ilk oradan başladık gezmeye. Bir yolcu uçağının içine girmeyi ihmal etmedi boncuk, arkadaşı Melis’in hediye ettiği pilot şapkasıyla pek uydu mekana nitekim! Sonra kıpkırmızı bir Londra otobüsü vardı içine girilebilen. Ona binip biraz “buna binelim, şuna binelim” merakını körelttik. Müzeye giriş için kişi başı 12,5 tl gibi cüzi bir ücret alınıyor. İçerisi inanılmaz arabalarla dolu, o kadar eski, o kadar güzel arabalar var ki. En önemlisi eskiden arabalar cidden kocamanmış, çok heybetli görünüyorlar! Ayrıca at arabaları var, hayatımda ilk at arabasını orda gördüm. photo 1 Eski bebek arabalarından tutun da çocukların bindiği arabalara kadar bir sürü şey var. Şu kırmızı arabanın zarifliğine bakar mısınız? Allahtan Deniz görmedi, yoksa ufak çaplı bir kriz daha bizi beklerdi… Şu bebek arabası nasıl? Bu ne süs! Aman yarabbi!   Bir gemi var içerisi gezilen ama Deniz istemediğinden biz gezemedik. Orda üstü açık kırmızı bir arabaya bindi kuzu, aman ne eğlendi ne eğlendi, hem de merakını gidermiş oldu nihayet. photo 3 Zeytinyağı fabrikası modeli var, acayip bir şey! Tek kelimeyle bayıldık. Bütün zeytinyağı yapma süreci anlatılmış. Son olarak dışarıda tarihi tramvaylar bölümü var. Bizim oğlan orda coştu zaten. Birinden inip diğerine bindik. Çok acayip bir araç daha gördük, Deniz de bize sürekli anlatıyor şimdi. Raylar üzerinde giden bir otobüs gördük kocaman! İçi muhteşem çok değişik bir araçtı, İtalyan yapımı. En çok aklımızda şu kaldı: eskiden gerçekten herşey daha heybetli ancak detayları çok zarif ve kibarmış. Sanki şimdi herşey daha küçük ama daha basit… Bunun yanında daha büyük çocuklar için atölyeler varmış, Sütlüce’ye giden tren varmış (saati uymadığından biz gidemedik) ayrıca gezi sırasında dinlenmek için cafe Fenerbahçe vapuru içerisinde mevcut. Kısacası keyifli bir gün geçirmeniz garanti! Deniz’in “anne uçak çok büyüktü, tramvay kocamandı, ben tramvay kullandım” diye konuşmalarını duydukça bir kez daha “iyi ki gitmişiz” diyorum! Biraz büyüsün yine gideriz inşallah.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s