El-ayak-ağız hastalığı: Allah düşmanımın başına vermesin.

Bu sene kar yağdığı haftanın 3-4 gün sonrası bizim kuzu üşütme sinyalleri vermeye başladı. Burnu akıyordu, en büyük belirtisi de ateşti. Çünkü malum karda çok vakit harcadık, ilk kara çıktığımız gün çok rüzgar vardı. Çok dikkat etmemize rağmen üşüttük diye düşündük. Ateş düşürücü verdim, burnunu serum fizyolojikle temizledik devam ettik. Ancak 2. günden sonra babasıyla farkettiğimiz şey iştahında bir azalma oldu. Normalde daha önce hasta olduğunda çok iştahsız kaldığını hatırlamıyorum, bunda bariz isteksizdi. İlk günler zorlamadık. Yine de birşeyler yiyordu çünkü, biraz muz ezip veriyorduk, biraz çorba içiyordu.

Derken 3. gün iş değişti, hiç yemek yememeye başladı. Bir öğünde 1 kaşık çorba versek sevinir olduk. Bunun üzerine “doktora götürelim bilmediğimiz bir şey var galiba” dedim. Akşam götürdüğümüz için bizim doktorumuzdan başka bir doktor vardı, sezeryana gitmesi gerekiyormuş, muayeneyi biraz uyduruk yaptı. Boğazında kızarıklık var, faranjit dedi, antibiyotik önerdi. O kadar iştahsız ve halsiz kalmıştı ki her tedaviyi kabul edebilirdik zaten. Ben “diş etlerinde kırmızılıklar var, dişleri mi çıkıyor, ondan mı ateş acaba” dedim. Dişetlerine bakmaya bile gerek görmeden, “yok ondan olmaz, o kadar ateş yapmaz” diye salladı bizi. Şimdi çok kızıyorum bu yaptığına.

behçet-hastalığı-aft-ağızda-yara-300x235-2

Ertesi gün oldu. Bizim kuzunun diş etleri daha da kızardı, hemen aradım doktorunu, teşhisini söylemese de dut şurubu önerdi, antiseptik olduğunu söyledi. Gidip aldık hemen uygulamaya başladık, ancak iyileşmeye dair bir belirti göremedik. İştahsızlık normaldir dedi, bebekken verdiğimiz meyve ve çorbalardan vermeye başladık. 1 hafta boyunca günde 1 tane meyve püresi ile durdu.

Ertesi gün zaten ağzındaki yaraları görmeye başladık. Sarı sarı kocaman yarası vardı damağında ve arka dişlerinin üzerinde, sonra bir de dilinde çıktı. Neticede teşhis olmadan rahat edemedik. Doktora tekrar gittik ve öğrendik; el-ayak-ağız hastalığına yakalanmış bizim kuzu. Virütik bir hastalıkmış, bugüne kadar hala nerden kaptığını anlayamadık. O zaman zaten parmak emiyordu, o şekilde bir yerden kaptı bilmiyoruz. Oldukça bulaşıcıymış, 10 gün evden çıkmadık, aynı acıları kimsenin yaşamasını istemem.

Bir anda “ben acıktım, yemek hazırla” diye sabah yanıma gelen çocuğum, hem iştahsız kaldı ve de en önemlisi ağzı çok acıdığı için konuşmayı kesti. Biz babasıyla resmen aklımızı yitirdik üzüntüden. Yesin diye normalde bağırmamaya özen gösterdiğimiz çocuğumuza ne bağırmalar, ne çığırmalar, nafile hiç açmadı ağzını. Şekerli su ile besledik. Çok üzüldük gerçekten. O sessizliği öldürdü resmen bizi…

Bu hastalık bir süreçmiş tedavisi yokmuş, mutlaka yaşanıyormuş bu süreç. 2 gün tavan yapıyor sonra hafifliyormuş. Bizim o tavan süresi biraz uzun sürdü. Bir sürü çeşidi varmış. Kiminin elinde ve ayaklarında kızarıklıklar olabildiği gibi kiminin Deniz de olduğu gibi ağzının içi yara doluyormuş. Ağzındaki acıyı geçici olarak geçiren spreyler kullandık, pek işe yaramadı. Tek rahatlatan şey dut şurubu oldu. Onu da çoğu zaman veremedik.

Neticede çocuğumuz bu hastalığı atlattı eski haline döndü. 1,5 kilo kaybetti, ama şimdi yavaş yavaş düzeldi, iştahı eski haline döndü allaha çok şükür. Herşeyden en önemlisinin sağlık olduğunu bir kere daha anlamamızı sağladı. Şimdi her dışarı çıktığımızda eve gelir gelmez ağzımızı yüzümüzü bolca su ile yıkayıp çorabımıza kadar üstümüzü değiştiriyoruz, inşallah bir daha böyle bir hastalık yaşamayız. Gerçi o zaman da söylüyordum, allah çaresiz hastalık vermesin, geçti gitti nihayet…

 

 

 

Reklamlar

2 thoughts on “El-ayak-ağız hastalığı: Allah düşmanımın başına vermesin.

  1. Öncelikle geçmiş olsun. Bu hastalığı bende geçirdim neler hissettiğinizi çok iyi anlıyorum.
    Özellikle anne babalarin ve hastayla ilgilenenlerin cok dikkatli olmasi gerek zira hastalik bulaşıcı.
    Bi gece durduk yere ateşim cikmaya başladı. Ateşimi ölçtüğümde 39.7 oldugu gördüm. Ellerim titriyordu ateş yüzünden ve dayanamayıp ılık duş almaya karar verdim. Bu sayede ateşim biraz olsun düştü(38 derece). O gece ateş düşürücü alip uyudum. Ertesi ateşler icinde sabahın korunde uyandım. Ne olduğunu bi türlü anlayamadım. Pek sık hasta olmam bu yüzden doktara gitme gibi bi huyum yoktur. Neyse o günde ates düşürücü ilaçlarla idare ettim. Akşama tum ateşim düşmüştü. Geçti diye sevindim ama nerdee. Televizyon izlerken avuç içlerimde tatlı bir kaşıntı başladı. Ilk basta dikkat etmedim. Ama uyumaya gittiğimde ölümüne ellerimde ölümüne bi kaşıntı vardi. Kasimaktan bi türlü kendimi alamıyordum . Doğal olarak o gece hic uyuyamadım. Etesi gün ellerime baktigimda avuc içimde, elimin üstü, parmaklarimda ve bileklerimde kizmizi iğne boyutunda yaralar vardi. Ilk gördüğümde egzema zannettim . Cok korktum dokunduğumda inanilmaz bir sekilde aciyolardi. Soguk su yardımcı oluyodu kaşıntoyi alip acıyı dindiriyordu. Aksam doğru ayaklarimda da ayni yaralar cikmaya başladı. Bu kadari yeter diyip doktora gittim. Doktor ellerimi ve ayaklarimi görünce bogazima bakt ama hicbir sey yoktu. Yutkunma sorunu yaşayıp yaşamadığımı sordu. Ben hayır dedim. Bunun uzerine deride cikan yaralari geçiren ve kasintiyi dindiren bir ilac verip yolladi. Ertesi gun ilacla birlikte kasinti durdu ama yaralara dokununca cok aciyorlardi. 4. Gunun akşamı boyazim yanmaya basladi. Yemek yiyenez oldum. Su bile yakıyordu. Ben hayatimda boyle hastalik görmedim. Hemen doktoru arayip bogazimi anlattim. Doktar hastalığımı soyledi ve tedavisinin olmadığını 10 güne geçicegini ve ilaci kullanmaya devam etmemi istedi. Ne yazik ki bu lanet hastalığın bi tedavisi yok. 10 gun boyunca ne çektiğimi ben bilirim. Izler 10 günün sonunda kayboldu. Hastalığımı iyice araştırdım . Agiz el ayak hastalığı ( coxsakie) yetişkinlerde de görülüyor ve son derece bulaşıcı. Hastalik ilerde cok küçük bi ihtimal tekrarlayabilir. Ne yazik ki tedavisi yok. Kasinti icin krem ve losyonlar kullanabilirizsin. Ates icinde ateş düşürücü bunun dışında başka bi seçeneğiniz yok malesef. Her firsatta ellerinizi yıkayın. Hijyen bu hastalikta cok önemli. Allah düşmanımın başına vermesin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s