Filed under Annelik

Anne-Baba Kitaplığı : Yiyorum, büyüyorum

Deniz 1,5 yaşını geçtikten sonra artık her yemekten tadma konusunda daha da rahatladım, evde ne pişiyorsa vermeye çalıştım. Ancak çocuk söz konusu olunca insan daha da çeşitli yemek yapmak istiyor, aklına gelmeyen sebzeleri ya da malzemeleri ekleyip daha da besleyici yemekler hazırlamak istiyor. Bir de en önemli sorunum porsiyonlardı, değişik besleyici yemekler yapmak istiyorum, ama … Okumaya devam et

Anne-Baba Kitaplığı: Annelik Her Zaman Tozpembe Değil

Hep öğretici kitaplar okuyacak değiliz ya, bu kez en eğlencelisinden bir kitap okudum. Sevgili Blogcuanne Elif Doğan’dan Annelik Her Zaman Tozpembe Değil.  Pek güldüm pek eğlendim okurken. Blogcu anne’yi geçen sene bir seminerde görmüştüm, görmüştüm diyorum çünkü tanışmaya hiç vakit bulamayıp büyük bir hızla eve dönmüştüm (niye öyle yaptıysam, o zaman daha bir suçlu hissediyordum … Okumaya devam et

Anne-baba kitaplığı: “Çocuğum Yemek Yemiyor”

Sürekli bebek eğitim ile ilgili kitaplar okuyup ilham almaya ve kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Bundan sonra okuduğum kitaplar ile ilgili yorumları burdan paylaşacağım. İlk paylaşmak istediğim kitap tüm annelere son derece faydalı bilgiler vereceğine inandığım; Carlos Gonzales’den “Çocuğum Yemek Yemiyor” Öyle ufuk geliştirici bir kitap ki özellikle yemek konusunda ısrar etmenin ne kadar gereksiz olduğunu içselleştirmemi sağladı. … Okumaya devam et

Hem yiyorum hem yanında yatıyorum!

Deniz 6 aylıkken çalışmaya başladığımda farkettim ki uyku ile ilgili bir çok yaklaşım var. O zamana kadar içimden geleni yapmış ve bu konunun bu kadar önemli bir konu olduğunu farketmedim bile. Ta ki yardımcı ablamız “biraz ağlatıp yatağına alıştırmamız gerekecek” diyene kadar. Bizim uyku hikayemiz şöyle başladı: Doğduğundan itibaren ilk bir buçuk ay park yatağın … Okumaya devam et

İlk öpücük!

Aylardır beklediğimiz öpücük 5 Mart 2013’de geldi! Deniz oğlan öpmeyi öğrendi! Hiç beklemediğimiz bir anda babası henüz eve gelmişken ve oğluyla özlem gideriyorken, Deniz’e “ısırma oğlum, öp” dedi ve “muck” diye bir ses geldi! Böyle sulu sulu kocaman bir öpücük. Şok olduk. Zorlamadan sonra ben de istedim, o hayatımın en güzel öpücüğüydü! Çok şeker çoook! … Okumaya devam et

Şükür ve kutlama

Böyle tatlı, neşeli, akıllı, komik, eğlenceli, sıcak kanlı, sevecen, sevgi dolu, şirin, öğrenmeye hevesli, meraklı, yüzlerce sevdiğim özelliğini sayamadığım, vaktin onunlayken nasıl geçtiğini anlamadığım bir yavruyu bana verdiğin için her gün her dakika şükrediyorum Tanrıya. Şükretmek, sahip olduklarını kutlamak ayrı bir huzur veriyor insana. Annelik ömrümde tadabileceğim en dolu dolu duygu zannediyorum ki.Kutlama kısmına gelince; … Okumaya devam et

Emzirme reformu neden şart?

Emzirme muhteşem bir bağ çocuk ile anne arasında. O kocaman gözlerle size bakarken onu doyurduğunuzu düşünmek, ona sarılıyor olmak çok keyifli. Bunun yanısıra anne sütünün faydaları saymakla bitmiyor. Buraya kadar çok güzel, peki emzirmenin önündeki engeller? O da saymakla bitmez. Emzirme ile ilgili kapitalizmin dayattığı kurallar aslında emzirmenin desteklenip desteklenmediği konusunda şüphe yaratıyor. 1. Doğum … Okumaya devam et

Anneysen.com Sınır Koyma, Kuralları Belirleme Eğitimi

Bugün Anneysen.com‘un düzenlediği “Daha Mutlu Ebeveyn-Çocuk İlişkisi için Sınır Koyma, Kuralları Belirleme Eğitimi”‘ne katıldım. Psikoloji Istanbul psikologlarından Tolga Erdoğan çok faydalı bilgiler verdi, ardından Blogcuanne Elif Doğan deneyimlerini paylaştı. Tolga bey son derece faydalı olan şu bilgileri paylaştı: Sınır koyma, kuralları belirleme ciddi bir bölüm çocuk eğitiminde. Günümüzde çocuklar sürekli evdeler, ve evde enerjilerini atmaya çalışıyorlar. … Okumaya devam et

Bunun adı AŞK

Senin o minik ellerine, tombul ayaklarına, “bıdıba” diyen sesine, çıkardığın tüm hayvan seslerine, şaşırdığında gözlerini açıp “ooo” demene, korktuğunda kolumu sıkıca tutmana ya da ayağıma yapışmana, yan evden veya apartman boşluğundan bir ses geldiğinde “abi abi” diye heyecanlanmana, babanın odanda yaptığı minnacık tamiratı sürekli “baba baba” diye göstermene, uyandığında “anne anne” diye tatlıca seslenip uyumaya … Okumaya devam et

Şikayet etme; harekete geç!

2 sene önce bir seminere katılmıştım ve zaten farkında olduğum çok önemli birşeyi iyice anlamamı sağladı;  insan şikayet etmekten büyük keyif alıyor, ama mutsuz olduğu şeyi  değiştirmek için hiçbirşey yapmıyor! Çünkü birşeylerin değişmesi için önce bizim değişmemiz gerek. Herşeyle ilgili bir gerçek bu. İşimizle ilgili dır dır ediyoruz: “patronum çok kötü, bana kötü davranıyor, maaşım … Okumaya devam et