Deniz’ce

yenifotoDeniz 1 yaşını geçtikten sonra iyice dillenmeye başladı. Onun sözlüğünü yazmaya başlayayım dedim, sonradan hatırlayabilmek için. Çünkü o kadar tatlı ki söylediği şeyler unutmak çok yazık olur. Ama 18 aylık olduğu şu günlerde sürekli bir sohbet etme arzusu içerisinde onu hissediyorum. Gözümün içine bakıp “aba ditti”, “abi ditti” vs. diye sürekli anlatmak istiyor. Ben de “ahh, vahh öyle mi” diye karşılık verince çok mutlu oluyor.

Şu anda klasik “anne”, “baba”, “dede”, “aba”, “abi”, “mama”, “düt düt” bunlar tamam. Hatta bir de önceden söylediği bizim içimizi eriten “babam” lafına “annem”i eklemeye başladı, keyiften dört köşe oluyorum.

Amba: Daha çok ambulans demek, ama “amca”yı söyleyemediği durumlarda da kullanıyor.

Amda: Deniz herkese bir şekilde hitap ediyor ama amcasına bir türlü hitap ettiremedik! Sürekli amca dedirtmeye çalışıyoruz, muhtemelen o yüzden söylemiyor! En yakın söylediği şey “amda” ve amcası son geldiğinde nihayet ona “amda, amda” diye seslenmeye başladı. Çok hoşumuza gitti. Dedesini de 5 ay görmemişti, geldiğinde “bak bu deden” diye tanıttık, başladı sürekli “dede” demeye, birşey öğrendiğini ve bundan keyif aldığını görmek muhteşem birşey!

Bamba: En sevdiğimiz kelime! İlk olarak balon demek. Sonra lamba, ayrıca La bamba şarkısını melodisiyle “bambaa, bamba” diye söylüyor.

Banga: Kaplumbağa yerine söylemeye başladı. Çocuk da haklı böyle bir kelime mi olur yaa “kaplumbağa”! İnsaf yani!

Bebe: Babytv’den öğrendiği bir kelime. Kendisinin de bir bebe olduğunun farkında mı onu bilmiyorum. Ayrıca baby tv’den Cuddlies hastasıyız (ben de çok seviyorum bu arada, çok şirinler!) Dodo, nam nam diye adlarını söylüyor sürekli.

Bıdıba: Bunun ne demek olduğunu bilmiyoruz ama çok sık söylediği bir kelime. Ayrıca sabahları uyandığında kısık sesle “bıdıba” diyor ki istersen gülme.

Damba: Gitar. Kendisinin oyuncak gitarı var ve babasının telefonunda gitar application’u. Ordan görüp “damba damba” diyor. Arada kemana da “damba” dediğine şahit olduk ama olsun :)

Damda: Yan apartmandaki komşumuz Damla. Deniz’den 1,5 yaş büyük. Sürekli oyun oynuyor onunla çok seviyor. 3 haftadır görüşmemişlerdi bugün sarıldı yavrucak görünce. Çok masum melekler bu çocuklar!

Danda: Aç demek ama 2 haftadır “aç” demeyi de öğrendi, öyle şirin söylüyor ki dudaklarını ısırmak istiyorum! Kapıyı kapatıyor, kapının diğer tarafında sessizce bekliyorum karşıdan muhteşem bir ses “aç, aç”, son derece sakin ve şirin…

Dandanbu: Bu tamamen uydurmaca. Bir anlamı da yok. Danda yerine bunu kullandığı da oluyor… Ne olduğunu tam çözemedim. Çok sık kullanmıyor zaten.

Dandi: Çadır. Ne alakaysa artık 🙂

Manya: Maymun. Çok seviyoruz seslerini taklit ediyoruz sürekli.

Mini: Kedi demek. Mınıma diyordu önceleri, artık “mini”ye döndük. Kedilere resmen aşığız. Tabii enteresan beklentileri var, kediler onunla ilgilensin istiyor. İlgilenmediklerinde de deliriyor.

Nenne: Yengenin karşılığı. Öğrenecek, onu da öğrenecek de, zamanı var biraz.

Papan: Papağan. Daha ne olsun. Bence muhteşem!

Pıkı ya da pıkka: Portakal. Suyuna bayılıyor. Yediremediğim için çok taraftar olmasam da meyve suyunu veriyorum. 2 kere günde meyve yerdi bunu içirdiğim için artık bire düşürdüm sayısını.

Tet: Kek. Kendisine sürekli ona özel sütsüz kek yaptığımız için onu söylüyor boncuk. Artık gösterip istiyor, çok seviyor maşallah.

Tenni/tenne: Kalem demek.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, daha nice nice kelimeler eklemeyi ve yavruyla sohbet edecek duruma gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s